ANLATACAK NEYİN VAR; ”Mucize Menekşelerim”

Mucize Menekşelerim’e

           Bakın! Bu karlar içinde imkansızca açan çiçekler ”biziz” Karlar, bizim hayallerimiz karın altındaki toprak ise dertlerimiz. Yine başarmışız dertlerimizin üstüne hayallerimizi çekmeyi…Bakın! Başarmışız, hem de toprağın içinden çıkıp dimdik duruyoruz.Ama bu fotoğrafta üçümüz bir aradayız. Oysa ben şu an ” tek başıma” bir yerde açmış menekşeyim. Ama sakın merak etmeyin ben de sizin gibi hayallerimin içinde ve dertlerimin üstesinden gelmiş bir vaziyetteyim.
           Oranın karı nasıl? Senin hayallerin kadar saf mı, azmin kadar parlak mı, inancın ve çalışman kadar soğuk mu, direnişin kadar sert mi?.. dediğinizi duyar gibiyim. Nereden bildin, diye soracak olursanız; gövdemin sızısından anladım. Annem ve canım kardeşim siz olmadan toprakta doğmak ve dikelmek gövdemi acıtıyor. Bizim oraların karı kadar soğuk, sert değil buranın karı. Bilakis ben karların içindeyim, mükemmel bir koku yayıyorum yapraklarımla kara. Ama yine de gövdem sızlıyor. Herhalde bu toprağı garipsedim. Biz menekşelerin aynı toprakta direnişini özledim. Çünkü o zaman kar bize o soğuk imkansızlığını gösterip yağmasa da biz hiç toprakta çiçek açmasak da toprak altında sıcacıktık.
          Bakın! Şimdi toprak üstünde karlar içindeyiz ama şimdi de karın soğukluğu üşütüyor bizi. Üstelik siz yine yan yana açmışsınız. Ben ise şimdi ayrı topraklarda ayrı karlar içerisindeyim.
          Sevgili menekşelerim gövdem sızladı, üşüdü diye yazdım bu mektubu size. Bana söz verin sırf gövdem üşüdü diye yapraklarınızı dökmeyeceksiniz. Söz mü?
                                                              Sizinle aynı toprakta ve karda olmayı
                                                                          özleyen Menekşe’den…